Sayfalar

19 Kasım 2010 Cuma

Günahı Boynuna

Dün gece mesaj attım ona. Öyle havadan sudan bahsettik mesajlaştık biraz. Uykusu gelir uyurdu normalde. Bi uyuyorum iyi geceler bile demezdi. En heyecanlı yerinde muhabbetin uyuyup giderdi. Belki de sıkılır sonra da uyudum derdi. (Günahı boynuna) Mutlu ettin dedi. Onu hatırlamama mutlu olmuştu sanki. Bu saçmaydı. Ben onu hatırlamamıştım ki. Çünkü hatırlamak için önce unutmak gerekirdi. Ben onu hiç unutmamıştım ki...

Dertlerimden bahsetmiştim dün gece ona. İlgilendi mutlu oldum. Uyku saati geçmesine rağmen cevap atmaya devam etmişti. Şaşırdım. Daha fazla kitlemek istemedim onu dertlerimle ve "seni de sıktım" dedim "hadi sen uyu artık" cevap gelmedi. Uyudu herhalde ama en azından bir iyi geceler diyebilirdi. Ben yine de sevindim. En azından bu sefer muhabbetin ortasında uyumamış, sorduğum soruları cevapsız bırakmamıştı. Çünkü normalde hep böyle olurdu. Uyanınca da cevap atmazdı. Uyuya kalmışım demezdi. Hiç ince düşünmezdi. Belki de düşünürdü ama benimle uğraşmaya değmezdi. (Günahı boynuna)

Ben yüz buldum ya dün gece. Attığım bir iki mesaja cevap geldi ya duramadım bugün mesaj atmadan. Az önce okuduğum bir şiiri yolladım. Böyle romantiklikler yapmazdım aslında. O tarz bi insan değilim çünkü. Belki de değildim. Onu görünce, onu yaşayınca değiştim. Mesaj attım 1 saat önce ona. Bi cevap bile atmadı. Güzel bir şey yazmasını beklemiyordum. Zaten yazmazdı. Okuduğum beğendiğim bi şiiri yolladım ona. Hoşuma gittiği için. Belki o da sevinir sandım. Sevinmedi sanırım. Sevinmemek bir yana kızmış da olabilir. Hakkımda ne diyor ne düşünüyor bilmiyorum. Yanlış şeyler söylemez arkamdan biliyorum ama kırılcağım şeyler düşünüyorsa da yapçak bir şey yok. Artık günahı boynuna...

Mesaj:
İçin yanarken üşümek
Yüreğin kan ağlarken gülmek
Özleyip de sevdiğini görememek
İşte aşk bu olsa gerek
- Can YÜCEL -


- yeşiL -

Hiç yorum yok: