Sayfalar

4 Mart 2011 Cuma

Amaçsız Bekleyiş

Bekliyorum uzun bir süredir. Gelmeni mi bekliyorum yoksa sevmeni mi? Ben de bilmiyorum ve bilinmezlikler içinde beklemeyi sürdürüyorum...

Unutmamamın ve bekleyişlerimin nedeni sen değilsin elbette. Bir neden arıyorsan bu benim insanlığım, benim kadirşinaslığım ve vahdaniyetimdir. Bekletmektense, beklemeyi yeğleyişimdir. Senin beni hak etmemen hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü ben seni beklerken senden bir şey değil, "seni" beklerim. Çünkü ben seni, "sen" olduğun için severim. Seni değiştirmeye çalışmam; ama sen istersen senin için değişmeyi düşünebilirim. Bulunmaz Hint kumaşı olduğun için değil, kendi kumaşım sağlam olduğu için yaparım bunu. Yapmam gerektiği için değil, yaşam tarzım bunu gerektirdiği için yaparım. Yani bu bekleyişlerim sana değil “bana” özeldir. Sen yapmadığın her şey için biraz daha küçülürken, ben yaptığım her şey için biraz daha büyürüm. Senin gözünde küçülüp büyümek değildir önemli olan. Önemli olan kendi gözümde ne olduğumdur. Önemli olan iç hesaplaşmalarımdır.

Ben arkamda bekleyenim olmadığı için şükrederim. Arkamdan kimse göz yaşı akıtmaz benim. Çünkü ben, elini bırakmam hiç kimsenin. Yardım isteyeni geri çevirmem. Senin gibi değilim yani. Belki de bu yüzden sevmiyorsundur beni. Ben büyük şeylerle değişmem, beni değiştirecek olan şeyler ancak ve ancak küçük ve basit olanlardır. Mesela “para” beni bozmaz. Beni bozacak olan sahte olduğunu anlayamadığım bir bakış bir gülüştür. O bakış alır beni benden ve oyuncağı olabilirim o gözlerin. İnanmazsan düşün biraz, hala nasıl da oyuncağınım senin!

Her zaman dediğim gibi, ben unutmayacağım. Sebebi senin unutulmaz olman değil benim seni unutmak istememem olacak. Her zaman dediğim gibi, ben seni beklemeye devam edeceğim. Nedeni beklenmeye değer olman değil, benim seni beklemeyi sevmem olacak. Ben bekleyeceğim ve sen gelmeyeceksin. Kısa yolları uzatacaksın. Gelmediğin gibi, gelmemi de istemeyeceksin; ama ben seni beklemeye devam edeceğim. Nasıl bir evlat hayırsız diye annesi babası onu sevmeyi bırakmaz; işte sen ne kadar “hayırsız” da olsan, ben de seni bırakmayacağım. Çünkü sandığının tam aksine sen haylaz bir çocukken, ben yetişkin bir kadınım…

- yeşiL -




Mercan Dede - Bir Eski İstanbul

4 yorum:

cemo dedi ki...

Oy oy oy çok içli olmuş bu yazı :(

yeşiL dedi ki...

biraz öle oldu galiba :(

Modafobik dedi ki...

Son cümle noktayı koymuş yahu .. İçli ama güçlü bir yazı :)

yeşiL dedi ki...

:) Teşekkür ederim Modafobik. Hissettirmek istediğim biraz da buydu :)